Uluslararası çağdaş sanatın kalbi, Contemporary İstanbul'un 21. edisyonu ile bir kez daha İstanbul'da attı. Akbank'ın ana partnerliğinde ve Tersane İstanbul'un kültürel destinasyon partnerliğinde gerçekleşen açılış resepsiyonu, sanat, kültür ve iş dünyasından önemli isimleri bir araya getirdi. 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında sanatseverleri ağırlayacak olan fuar, İstanbul'un küresel sanat sahnesindeki yerini pekiştiriyor.
Açılış resepsiyonu, Contemporary İstanbul danışma üst kurulu üyelerinden başkonsoloslara, büyükelçilerden Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılara, koleksiyonerlere, galericilere, müze ve sanat kurumu temsilcilerine kadar geniş bir katılımcı kitlesini ağırladı. 22 Eylül'de Rixos Tersane İstanbul'da düzenlenen bu özel geceye Hakan Tiftik, Koza Güreli Yazgan, Leyla Alaton, Marc-Olivier Wahler, Sedef Gali, Zeynep Tamince, Alejandra Castro Rioseco, Omar Albraik, Pierre Sigg, Susanne Van Hagen, Louis Negre, Kamiar Maleki, Benjamin Helion Guggenheim, Mehmet Ali Bakanay, Moiz Zilberman, Andre De Quiroga, Vuslat Doğan, Elif Dürüst, Sevda - Can Elgiz, Ertuğrul Özkök ve Arne Quinze gibi sanat ve iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı.
Bu yıl 16 ülkeden 70 galeriyi ağırlayan Contemporary İstanbul, uluslararası katılımını her geçen yıl artırarak İstanbul'un küresel çağdaş sanat sahnesindeki konumunu güçlendiriyor. 21. edisyonda fuara ilk kez katılan 22 galeri dikkat çekerken, “Focus: Asia” programı Asya çağdaş sanat sahnesinden galerileri, sanatçıları ve farklı üretim pratiklerini İstanbul'a taşıyor. Bu çeşitlilik, fuarın küresel bir buluşma noktası olma misyonunu vurguluyor.
Gecenin açılışında konuşan Contemporary İstanbul Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, sanatın farklı coğrafyalar ve kültürler arasında kurduğu bağın önemine dikkat çekti. Güreli, “Contemporary İstanbul her zaman farklı dünyalar arasında yeni bağlar kurmayı hedefledi; sanatçılarla izleyiciler, galerilerle koleksiyonerler, kurumlar, şehirler ve farklı kültürler arasında. Savaşların ve ayrışmaların dünyayı giderek daha fazla birbirinden uzaklaştırdığı bir dönemde sanat, insanları yeniden bir araya getiren, diyaloğu canlı tutan ve farklı kültürler arasında yeni bağlar kurulmasına alan açan güçlü bir ortak dil. Bugün sanatın bu birleştirici gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bu anlamda İstanbul, yüzyıllardır farklı kültürlerin, fikirlerin ve geleneklerin yalnızca buluştuğu değil, birbirini etkileyerek yeni bir kültürel dil yarattığı dünyanın en güçlü merkezlerinden biri” ifadelerini kullandı.
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı ise Contemporary İstanbul ekibiyle 21 yıllık yol arkadaşlıklarının önemine değinerek, bu yolculuğun zamanla değerli bir birlikteliğe dönüştüğünü belirtti. Sabancı, her yıl daha iyi bir Contemporary İstanbul'a tanıklık ettiklerini ve çıtanın yükseldiğini görmekten mutluluk duyduklarını dile getirerek, Ali Güreli ve Rabia Güreli başta olmak üzere tüm ekibe teşekkürlerini sundu. Rixos Hotels Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince de fuarın İstanbul'u uluslararası sanat dünyasıyla buluşturan rolüne ve Tersane İstanbul ile iş birliğinin önemine dikkat çekti. Tamince, “Sanat olmadan Tersane İstanbul hayalimiz eksik kalırdı” diyerek bu birlikteliğin tarihî kıyıyı yeni üretimlere ve fikirlere açtığını vurguladı.
21. edisyonuyla Contemporary İstanbul, galerileri fuarın merkezine alan yapısını güçlendirirken Türkiye'deki sanat ekosistemi ile uluslararası çağdaş sanat dünyası arasında yeni ilişkiler kurulmasına zemin hazırlıyor. Lizbon'dan Galeria Francisco Fino, Paris'ten Galerie La La Lande ve Galerie Vallois, Berlin'den Galerie Thomas Schulte, Hong Kong ve Şanghay'dan Pearl Lam Projects gibi uluslararası galeriler fuara ilk kez katılanlar arasında yer alıyor.
CI21, galeri sunumlarının yanı sıra özel sergiler, sanatçı projeleri, büyük ölçekli yerleştirmeler ve kamusal alana yayılan eserlerle Tersane İstanbul'un farklı noktalarına uzanıyor. Haliç kıyısında konumlanan Jaume Plensa’nın yaklaşık 7 metre yüksekliğindeki “Juana” (2025) adlı anıtsal dökme demir heykeli, sanatçının İstanbul'daki ilk kamusal eseri olarak izleyiciyle buluşuyor. Contemporary İstanbul x Tersane İstanbul Heykel Parkuru ise farklı kuşaklardan ve coğrafyalardan sanatçıların eserlerini fuar stantlarının dışına taşıyarak Tersane İstanbul genelinde yeni bir sanat rotası oluşturuyor.
Özel projeler arasında Sheikh Rashid Al Khalifa’nın Marc-Olivier Wahler küratörlüğündeki “Inhabited Crate” eseri, Pearl Lam Projects iş birliğiyle Chisato Matsumoto’nun “Sail of Light” yerleştirmesi, Artvisor’un Shozo Shimamoto solo sunumu, SIGG Art Foundation’ın Johnny Depp’in “The Bunnyman” heykelini içeren projesi ve MIA Art Collection’ın kadın sanatçılara odaklanan özel seçkisi bulunuyor. Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde Mustafa Horasan’ın sanatsal mirasına adanan özel bir sergiye ev sahipliği yapan fuar, Akbank Sanat'ın Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman küratörlüğündeki “Garip Şeyler Oluyor” başlıklı sergisini de izleyiciyle buluşturuyor. Contemporary İstanbul, Türkiye'de güçlü ve sürdürülebilir bir uluslararası sanat piyasasının gelişimine katkıda bulunurken, Contemporary İstanbul Vakfı aracılığıyla yürüttüğü programlarla kültürel diyaloğu genişletmeyi hedefliyor.
5 okunma
0 yorum
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap
Yazar : Melih ATASOYLU
Tarih : 23.09.2026
Etiket : contemporary istanbul, sanat, fuar, tersane istanbul, akbank, çağdaş sanat, sergi, kültür