AbbVie Türkiye ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü'nün ortaklaşa düzenlediği “Cildimdeki Hikâye” Lif Sanatı Yarışması sonuçlandı. 14 Eylül Dünya Atopik Dermatit Günü öncesinde, hastalığın uyku, psikoloji ve günlük yaşama olan yüküne dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen bu proje, genç tasarımcıların gerçek hasta deneyimlerinden ilham alarak atopik dermatitin fiziksel ve duygusal etkilerini sanatın eşsiz gücüyle görünür kılmasını sağladı.
Proje, farklı disiplinleri ortak bir amaç etrafında buluşturarak atopik dermatitle yaşayan bireylerin görünmeyen deneyimlerine ışık tuttu. MSGSÜ GSF Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, Prof. Dr. Demet Kartal'dan alınan bilimsel bilgiler ve Alerji ile Yaşam Derneği aracılığıyla paylaşılan gerçek hasta ve hasta yakını hikâyelerinden ilham alarak eserlerini geliştirdi. Bu süreç, sanatın bilimle buluşarak toplumsal farkındalık yaratma potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Temmuz ayında yapılan ön eleme sonucunda finale kalan beş öğrenci, hastalığın fiziksel ve duygusal etkilerinden yola çıkarak özgün lif sanatı eserleri ortaya koydu. Jüri değerlendirmesiyle belirlenen dereceye giren çalışmalar, 10 Eylül'de MSGSÜ GSF Osman Hamdi Bey Sergi Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde açıklandı. Bu tören, genç yeteneklerin emeklerinin takdir edildiği ve sanatın dönüştürücü gücünün kutlandığı anlamlı bir buluşma oldu.
Yarışmada birincilik ödülünü “Çatlaklardan Filizlenen” adlı çalışmasıyla Gülcan Körpınar kazanırken, Başak Doğan “Aramızdaki Deri” ile ikincilik, Müge Yağmur Gezen ise “İz” adlı eseriyle üçüncülük ödülüne layık görüldü. Gülce Karaarslan “Second Skin” ve Erhan Carlık “Görünmeyen İz” adlı eserleriyle mansiyon ödüllerinin sahibi oldu. Her bir eser, atopik dermatitin farklı yönlerine özgün ve derinlikli yorumlar getirdi.
Finalistlerin eserleri, hastalığın görünmeyen yükünü farklı malzemeler ve yaratıcı yaklaşımlarla ele aldı. Gülcan Körpınar, eserinde ciltteki kuruluk ve çatlaklardan hareketle kırılganlık ile yeniden filizlenme fikrini işlerken, Başak Doğan derinin dış dünya ile insan arasındaki sınır olma özelliğinden yola çıkarak atopik dermatitin sosyal yaşamda yaratabildiği görünmez bariyerleri ele aldı. Müge Yağmur Gezen ise liflerle cildin hasar ve onarım sürecini organik bir yaşam ağı üzerinden yorumladı.
Erhan Carlık, liflerin arasındaki boşluklarla hastalığın beden algısı ve günlük yaşamda bıraktığı görünmeyen izlere odaklanırken, Gülce Karaarslan yarı saydam, deforme edilmiş ve hareketli yüzeylerle cildin kırılgan ve değişken yapısını, hastalığın fiziksel ve duygusal deneyimleri üzerinden yorumladı. Bu eserler, atopik dermatitin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal boyutlarını da sanatın diliyle ifade etme başarısını gösterdi.
AbbVie Türkiye Genel Müdürü Barlas Döner, sanatın hastalık farkındalığını güçlendirmedeki rolüne vurgu yaparak, projenin bilim ile sanatın anlatım gücünü bir araya getirdiğini belirtti. MSGSÜ GSF Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Kemal Can ise tekstilin insanın ikinci derisi olduğunu ve bu yarışmanın atopik dermatitin görünmeyen yükünü lif sanatı yapıtlarıyla izleyicilere aktararak empati oluşturmayı amaçladığını ifade etti. Alerji ile Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Ceylan ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Demet Kartal da projenin hasta deneyimlerini görünür kılmadaki önemine dikkat çekti.