Antalya'da bu yıl 33'üncüsü düzenlenen Aspendos Opera ve Bale Festivali, müzik dünyasının en görkemli eserlerinden biri olan Carl Orff'un 'Carmina Burana' sahne kantatını genç bir yeteneğe emanet ediyor. 22 yaşındaki Maximilian Cem Haberstock, bu büyük eseri yönetmek üzere Aspendos'un tarihi atmosferinde sahne alacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen festival, 12-26 Eylül tarihleri arasında sanatseverlere zengin bir program sunuyor. Giuseppe Verdi'nin 'Attila' operası, Lev Tolstoy'un ölümsüz eseri 'Anna Karenina'nın bale uyarlaması, Aram Haçaturyan'ın 'Spartacus' balesi ve Carl Orff'un 'Carmina Burana'sı, Antalyalı müzikseverlerle buluşacak.
Festivalin en çok beklenen yapımlarından 'Carmina Burana', 19 ve 21 Eylül tarihlerinde iki kez sahnelenecek. Maximilian Cem Haberstock yönetimindeki Antalya Devlet Opera ve Balesi orkestrası, solistler, koro, çocuk korosu, bale ve modern dans topluluklarından oluşan 250 kişilik dev bir kadro, bu görkemli eser için aynı sahnede bir araya gelecek.
Devasa bir koronun yanı sıra güçlü bir orkestrasyon gerektiren 'Carmina Burana', insan sesinin ve ritmin olağanüstü bir güce dönüştüğü, yüksek sahne enerjisi ve çok katmanlı yapısıyla biliniyor. Bu eser, yönetimi büyük bir koordinasyon ve sahne hâkimiyeti gerektiren nadir yapımlardan biri olarak kabul ediliyor. Antalya Devlet Opera ve Balesi, bu zorlu görevi uluslararası konser ve opera sahnelerinde adından söz ettiren genç şef Haberstock'a teslim etti.
Eserin bestecisi Carl Orff gibi Münih'te doğan, annesi Türk ve babası Alman olan Maximilian Cem Haberstock, 'Carmina Burana'yı Aspendos'ta yönetmenin kendisi için çok kişisel bir anlam taşıdığını ifade etti. Haberstock, “Bavyera ve Münih'le böylesine güçlü bağları olan 'Carmina Burana'yı Aspendos'ta yönetmek benim için çok özel bir anlam taşıyor. Münih doğumlu, Türk kökenli bir şef olarak; bu eserin yalnızca iki ülke arasında bir köprü kurmakla kalmadığını, aynı zamanda kendi kültürel kimliğimin iki farklı yönünü yüzyılları aşan bir müzik geleneğinde bir araya getirdiğini hissediyorum” dedi.
'Carmina Burana'ya adını veren Orta Çağ el yazması, yüzyıllar boyunca Bavyera'daki Benediktbeuern Manastırı'nda muhafaza edildikten sonra bugün Münih'teki Bavyera Devlet Kütüphanesi'nin koleksiyonunda yer alıyor. Yüzyıllar sonra, yine Münih doğumlu besteci Carl Orff bu metinleri 20. yüzyılın en güçlü eserlerinden birine dönüştürdü. Bu tarihi ve kültürel bağlam, Haberstock'un yorumuna derinlik katacak.
Maximilian Cem Haberstock'un Aspendos'taki bu önemli görevi, genç yaşına rağmen uluslararası müzik sahnesindeki yükselişinin bir göstergesi. Sanatseverler, bu özel buluşmada hem genç şefin enerjisini hem de 'Carmina Burana'nın eşsiz büyüsünü deneyimleme fırsatı bulacak.