Latife Tekin'in edebiyat dünyasına kazandırdığı kült eseri 'Sevgili Arsız Ölüm', tiyatro sahnesinde 'Dirmit' adıyla yeniden hayat buluyor. Hakan Emre Ünal'ın yönetmenliğinde, Nezaket Erden'in tek kişilik performansıyla sahnelenen oyun, köyden kente göç eden bir ailenin mücadelesini, ailenin en küçük ve en meraklı kızı Dirmit'in gözünden anlatıyor. Bu uyarlama, sadece bir metnin yeniden yorumlanması değil, aynı zamanda Dirmit'in ruhunun sahnedeki bedenlenişi olarak izleyiciyle buluşuyor.
Oyun, sıkıştıkları tek odalı evde şehre tutunmaya çalışan ailenin her bir ferdinin kendi yolunu bulma çabasını gözler önüne seriyor. Ancak Dirmit, durmak bilmeyen merakı, hayal gücü ve direnme gücü sayesinde karşısına çıkan zorluklarla baş etmenin türlü yollarını keşfediyor. Onu şehrin tehlikelerinden korumaya çalışan annesi Atiye, babası Huvat ve abilerinin geleneksel engellemelerine rağmen Dirmit, kendi dünyasını kurmaktan ve sınırları aşmaktan asla vazgeçmiyor.
'Sevgili Arsız Ölüm' romanı, Latife Tekin'e dünya edebiyatında yer açan, kırk yılı aşkın süredir okurların zihninde yaşayan bir eser. Başlarda tek kişilik oyuna uyarlanması zor bulunan bu metin, Hakan Emre Ünal ve Nezaket Erden'in incelikli çalışmasıyla sahneye taşınarak büyük bir başarıya imza attı. Oyun, küçük prodüksiyonlarla kocaman hikâyeler anlatma gücünü kanıtlayarak kendi çağının öncülerinden biri haline geldi.
Dirmit'in hikâyesi, sadece bir göç anlatısı değil; aynı zamanda varoluşun ikametgâhına sığamayan, kendini başka olasılıklara iten bir arayışın öyküsü. Dans etmek, kitap okumak, şiir yazmak gibi eylemlerle kendi özgürlüğünü inşa eden Dirmit, dolu dolu yaşama arzusunu sahneye taşıyor. Bu, Latife Tekin'in dünle yüzleşme pratiği olarak otobiyografik bir akışta içini döktüğü, geçmiş travmaların bugünkü çatlaklara tıkıştırılmadan geleceğe bakma çağrısı yapan bir eser.
Nezaket Erden'in performansı, oyunun en güçlü yanlarından biri. Sahnede tek başına olmasına rağmen, Dirmit'in neşesini, coşkusunu, hüznünü ve direncini izleyiciye tüm derinliğiyle aktarıyor. Gözyaşının tebessüme, kahkahanın hüzne karıştığı anlardaki doğal geçişleri, karakterin çok boyutluluğunu başarıyla yansıtıyor. Erden'in oyunculuğu, Dirmit'in sesiyle birleşerek bastırılan arzuların, susulan itirazların ve sorgulanan kaderlerin ortak çığlığına dönüşüyor.
Yönetmen Hakan Emre Ünal'ın minimalist rejisi, oyunun gücünü pekiştiriyor. Dekorun, kostümün ve ışığın arkasına saklanmayan bu sade anlatım, tüm dikkatin Nezaket Erden'in performansına ve Dirmit'in hikâyesine odaklanmasını sağlıyor. Rüzgar, sokak ve kuşkuş otu gibi unsurlar, sahnedeki boşluğu doldurarak Dirmit'in iç dünyasının zenginliğini ve köy ile şehir arasındaki köprüyü kuruyor.
'Sevgili Arsız Ölüm Dirmit', sadece bir tiyatro oyunu değil, aynı zamanda bellekte iz bırakan, konuşulması ve tartışılması gereken bir varoluş hikâyesi. Travma ile ailenin kişisel tarihi arasına memnun bir uzlaşma sunmak yerine, hem estetik hem neşeli hem de duygusal açıdan sarsıcı etkisini sonuna kadar koruyor. Bu oyun, izleyicilere 'durmamanın gücünü' anımsatarak, içimizdeki tomurcukların filizlenmesine vesile oluyor. Herkesin içinde biraz Dirmit olduğunu, konuşmayı bekleyen bir sesin varlığını hatırlatıyor.