Pink Martini, 1994 yılında Harvard mezunu piyanist Thomas M. Lauderdale tarafından Portland, Oregon'da kuruldu. Başlangıçta sivil toplum etkinliklerinde sahne alan siyasi bir orkestra olarak yola çıkan topluluk, kısa sürede uluslararası müzik dünyasının en ilginç seslerinden birine dönüştü. Harvard'dan sınıf arkadaşı China Forbes'un 1995'te katılımıyla grubun kimliği netleşti; ses ve sahne, birlikte şekillendi.
Grubun müziği coğrafi ve dilsel sınırları tanımıyor. Fransız şansonu, Brezilya sambası, Japon pop müziği, Latin ritimleri ve Amerikan cazbı; Pink Martini'nin repertuvarında hepsi yan yana durur. Kendilerini dünyanın dört bir köşesinden melodileri toplayıp modern biçimde sunan müzik arkeologları olarak tanımlayan topluluk, her albümde farklı bir kültürün derinliklerine dalıyor.
1997'de yayımlanan ilk albüm Sympathique, Fransa'nın Victoires de la Musique ödüllerinde Yılın Şarkısı ve En İyi Yeni Sanatçı dallarında aday gösterildi ve grubu uluslararası bir fenomene dönüştürdü. Ardından gelen Hang on Little Tomato Amazon'da bir numaraya ulaşırken Hey Eugene hem Billboard listesine hem de Amazon'un zirvesine taşındı. Grup, Splendor in the Grass albümünü kendi plak şirketi Heinz Records etiketi altında çıkardı.
Türkiye ile kurulan özel bağ, grubun hikâyesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Üsküdar'a Gideriken ve Aşkım Bahardı Türkçe şarkılarına albümlerinde yer veren Pink Martini, Türkiye turnesinde çektirdiği fotoğrafları Hang on Little Tomato'nun kapak kartonuna taşıdı. 2005'te Kuruçeşme Arena'nın açılış konserini gerçekleştiren topluluk, İstanbul'la bu köklü bağı her ziyarette pekiştirdi.
Topluluk, The Boston Pops ve Los Angeles Filarmoni başta olmak üzere dünyanın en prestijli orkestralarıyla aynı sahneleri paylaştı. 2003'te Walt Disney Konser Salonu'nun açılışını yapan isim oldu. The West Wing'den La Casa de Papel'e kadar pek çok uluslararası yapımda şarkıları soundtrack olarak kullanıldı. Altın ve platin plak ödülleriyle taçlanan topluluğun müziği, dünyanın her köşesinde yankısını sürdürüyor.